Erlik Han’ın Mekanı

Doymadım Nehri yeraltı krallığındaki dokuz gözyaşı nehrinin birleşmesinden oluşan kara bir nehirdir. Hangi yoldan gelirseniz gelin Erlik’in sarayına ulaşmak istiyorsanız belli bir noktadan sonra sadece ve sadece tek bir yol vardır ve bu nehir üzerindeki at kılından yapılma asma köprü karşıdan karşıya geçmenin tek yoludur. Saray Yolu üzerinde Erlik Han’ın izin verdikleri rahatça yürürken davetsiz gelen misafirleri pııudak denilen engeller bekler. Aslında asma köprünün kendisi de başlı başına bir tuzaktır. İzinsiz ayak basıp da geçebilen görülmüş duyulmuş değildir. Yeraltı krallığına davetsiz gelenler gibi gelip de kaçmak isteyen ruhlar da bu köprüden ileri gidemezler. Doymadım nehrine düşen zavallıları Yutpalar beklemektedirler. Erlik Hanın bekçileri olan Yutpalar dev bir kayığa benzeyen ağızlarını açarak gözyaşı nehrine düşen bu kaçakları yutarlar.

Zülümkar yanındakilerle birlikte köprüden geçip Erlik Hanın sarayına gelirken “acaba ne zaman köprüden düşüp Yutpalara yem olacağım” diye düşündü. Kıyıya varıp sanki ciğerlerinin nefes almaya ihtiyacı varmış gibi derin bir nefes alıp verdikten sonra bin köşeli sarayın kapısına geldi. Yaşarken ağza alınamayacak kadar kötü suçlar işlemiş ruhların birleşiminden oluşan büyük çift kanatlı kapının yanına geldiklerinde onlarca ruh hep birlikte sessiz acı çığlıklar atıp sanki Zulümkar ve Mezar Taşları isteseler bile onlara yardım edebileceklermiş gibi ellerini onlara uzatsalar da umursamadan kapıdan içeri girdiler.