İkinci Kitaptan Notlar IV

Köprüyü geçip kayalık eşikten geçerken “Daha önce hiçbir erkek buradan içeri girdi mi?” diye sordu.

“Elbette girdiler” dedi kadın. “Şayet sen: içeri giren kaç erkek dışarı çıkabildi? diye sorsaydın bence daha doğru olurdu” diyerek tebessüm etti. Miğferine vuran güneş ışığından dolayı gözleri gölgelerde kalıyordu ama adam kadının gözlerini görmek istediğinden emin değildi.

“Kaç erkek içeri girdikten sonra dışarı çıkabildi?”

“Hiç biri”

Bu cevabı köprünün diğer tarafında duymuş olmayı diledi birden.

Adamın durduğunu gören kadın “Hadi yürü. Tomris Hatun seni bekliyor” dedi.

Obanın etrafındaki koruyucu duvarların aksine içerisi yeşillikti. Bir nehir dahi vardı. Geldiği tarafta hiç nehir görmemişti. Demek ki bir noktadan sonra yer altı suyu halinde akmaya devam ediyordu. Kurulu otağlar çok düzenliydi. Herkes askeri bir disiplinle hareket ediyordu sanki. Etrafta oyun oynayan kız çocukları vardı. Oynadıkları oyunlar bile savaş oyunu gibi gelmişti adama.

Hiç erkek çocuk yoktu. Doğan erkek çocuklara ne oluyordu acaba?

Akça Otağ olarak düşündüğü çadıra yaklaşırken uzaklardan eğitim yapan Alp Kızların sesi geliyordu.

İçeri önce o girdi. Arkasından sadece grubun lideri olduğunu düşündüğü kadın girmişti.

Akça Otağın içinde üzerinde ayı postu olan bir sedirin üzerinde oturan kadından başka kimse yoktu. Onlarca savaştan çıkmış, güçlü bir savaşçı duruyordu adamın karşısında. Bakışları çelik gibiydi ve o bakışlar otağa girdiğinden beri üzerinden bir saniye bile ayrılmamıştı. Yanında otağın yan tarafına dayalı bir mızrak, bir kalkan ve kınında bir kılıç duruyordu.

İlk konuşan kadın oldu.

“Varol Yiğidim”

“Diyen Sağolsun” diyerek yere diz vurup baş eğip bağır vurdu.

“Kalk ayağa yiğidim. Ve kalkarken de bize kim olduğunu bağışla. Duydum ki bir tek bana kim olduğunu söyleyebilirmişsin.”

“Beni buraya gönderen böyle olmasını buyurdu Hanımım.”

“Seni buraya kim gönderdi Yiğidim.”

“Onu söyleyemem.”

“Tomris Hatunun sorusuna cevap ver” diyerek arkasında duran kadın kılıcını çekti ve adamın gırtlağına dayadı.

“Aykız dur”

Tomris Hatunun emri hemen yerine getirildi. Kadın kılıcını tekrar kınına sokup geriye çekildi.

“Kimsin sen yiğidim?”

Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s